Fuarcılığın artık yalnızca sergi alanlarından ibaret olmadığını vurgulayan TÜYAP Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarların üretim, ihracat ve küresel iş birlikleri açısından stratejik birer buluşma noktası haline geldiğini ifade ediyor. Ersözlü, bu vizyonun en güçlü örneklerinden biri olan ve bu yıl 34’üncü kez düzenlenecek Plast Eurasia İstanbul’un, plastik endüstrisini dünya sahnesinde bir araya getirerek Türkiye’nin ihracat hedeflerine yön verdiğini belirtiyor.
Cansu ÖZDEMİR
TÜYAP, yarım asra yaklaşan deneyimiyle Türkiye’nin fuarcılık alanındaki dönüşümüne öncülük ediyor. Her yıl onlarca sektörü aynı çatı altında buluşturan kurum, düzenlediği uluslararası fuarlarla iş dünyasının nabzını tutarken, küresel ticaret ağlarının genişlemesine de katkı sağlıyor. Bu vizyonun en somut örneklerinden biri olan Plast Eurasia İstanbul, plastik endüstrisini dünya sahnesinde bir araya getirerek Türk üreticilerini uluslararası pazarlara taşıyor ve sektörün ihracat potansiyelini artırıyor. Yenilikçi altyapısı, güçlü organizasyon kabiliyeti ve uluslararası iş birlikleriyle TÜYAP, bugün yalnızca fuar düzenleyen bir kurum değil; aynı zamanda Türk sanayisinin dünyaya açılan yüzü ve sektörel başarı hikayelerinin yaratıldığı bir platform olarak öne çıkıyor.
TÜYAP, Türkiye fuarcılık sektörünün öncü kuruluşlarından biri. Bugün geldiğiniz noktada TÜYAP’ı uluslararası fuarcılık arenasında nasıl konumlandırıyorsunuz?
Tüyap Fuarcılık Grubu olarak kurulduğumuz günden bu yana, fuarcılığı sadece bir etkinlik organizasyonu değil; ticareti, kalkınmayı ve kültürleri buluşturan stratejik bir platform olarak gördük. Bugün geldiğimiz noktada, Tüyap’ı yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin de önde gelen uluslararası fuar organizatörlerinden biri olarak tanımlayabiliriz.
2024 yılında düzenlediğimiz 55 fuarda, 62 ülkeden 12 bin 657 katılımcı kuruluşu ve 173 ülkeden 3 milyon 506 bin 963 ziyaretçiyi ağırladık. Bu sadece sayısal bir başarı değil; Türk firmalarının dünyaya açılan kapısı olma misyonumuzu da yansıtıyor. 46 yılı aşkın sürede 2.000'den fazla fuar düzenleyerek, 80 milyona yakın ziyaretçiyi ağırladık. Bugün Tüyap Fuarcılık Grubu, sadece fuar organize eden bir şirket değil; aynı zamanda iş dünyasının nabzını tutan, sektörlere ilham veren, küresel ticaretin merkezlerinden biri konumunda.
Uluslararası ofislerimiz, RX Global ile yürüttüğümüz stratejik iş birliği, UFI ve ICCA gibi dünya çapında saygın kuruluşlarla olan bağlarımız bu konumumuzu güçlendiriyor.
Ayrıca, sürekli gelişimi hedefleyen yapımızla, fuar alanlarımızı dijital ve çevreci uygulamalarla dönüştürerek, geleceğin fuarcılığını bugün hayata geçiriyoruz. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda aldığımız I-REC sertifikasıyla, elektrik kullanımında %100 yenilenebilir enerji sertifikasına sahip Türkiye’nin ilk ve tek fuar merkezi olmanın gururunu yaşıyoruz. Kısacası, Tüyap Fuarcılık Grubu bugün yalnızca fuar düzenleyen bir kurum değil; vizyonu, geniş bağlantı ağı ve ekonomiye sunduğu katkılarla uluslararası ticarette güçlü bir aktör konumundadır.
Türkiye ekonomisi üretim ve ihracat odaklı büyürken, fuarcılığın bu süreçte üstlendiği rolü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Üretim ve ihracat, bir ülkenin kalkınması için temel taşlarıdır. Bu iki alanın güçlenmesi için ise doğru zamanda, doğru alıcıyla buluşturacak etkin platformlara ihtiyaç vardır. Tam da bu noktada fuarcılık devreye giriyor.
Fuarlar, sadece ürün tanıtımının yapıldığı alanlar değil; aynı zamanda ticari iş birliklerinin kurulduğu, yeni pazar kapılarının aralandığı, ihracatın planlandığı stratejik buluşma noktalarıdır. Tüyap Fuarcılık Grubu olarak, fuarcılığı yalnızca bir tanıtım faaliyeti değil, ekonomiye katkı sağlayan ve iş dünyasına yeni fırsatlar sunan bir platform olarak değerlendiriyoruz.
Türk üreticisinin yurt dışına açılmasında, yeni ihracat bağlantıları kurmasında ve markasını dünya pazarlarına tanıtmasında fuar organizasyonlarımız kritik bir rol üstleniyor. Özellikle Anadolu şehirlerinde organize ettiğimiz fuarlarla, KOBİ’lerimizi global alıcılarla buluşturuyor, bölgesel kalkınmaya da katkı sağlıyoruz.
Her bir fuar, sadece sergilenen ürünlerle değil; o fuar boyunca kurulan iş bağlantıları, yapılan ihracat anlaşmaları ve hatta uzun vadeli stratejik ortaklıklar sayesinde ekonomiye pozitif etki yaratıyor. Fuarlarımız sayesinde milyonlarca dolarlık iş hacmi yaratılıyor, üretim çarkı hızlanıyor, istihdam artıyor.
Kısacası, üretim ve ihracatın olduğu bir ekonomide fuarcılık vazgeçilmez bir unsurdur. Tüyap Fuarcılık Grubu olarak biz de bu ekosistemin en önemli destekçilerinden biri olmaya devam ediyoruz.
Plast Eurasia İstanbul Fuarı, artık dünya plastik endüstrisinin en önemli buluşmalarından biri haline geldi. Sizce bu başarının ardında hangi unsurlar var?
Plast Eurasia İstanbul’un bugün geldiği noktada uluslararası ölçekte bu kadar güçlü bir konuma ulaşmasının ardında birkaç temel unsur var. Öncelikle, Tüyap olarak 46 yılı aşkın fuarcılık tecrübemizle, katılımcı ve ziyaretçi memnuniyetini merkeze alan bir anlayışla hareket ediyoruz. Her yıl düzenli olarak büyüyen Plast Eurasia İstanbul, yalnızca bir ticaret platformu değil, aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendiren bir bilgi ve teknoloji paylaşım alanı haline geldi. Bu güçlü konumun arkasında, Tüyap ve PAGEV’in uzun yıllara dayanan stratejik iş birliği de büyük rol oynuyor. Her iki kurumun sektörün gelişimine yönelik ortak vizyonu, fuarın uluslararası alanda istikrarlı biçimde büyümesini destekliyor. PAGEV’in sektörel bilgi birikimi ile Tüyap’ın küresel fuarcılık deneyiminin birleşimi, Plast Eurasia İstanbul’u plastik endüstrisinin en önemli buluşma noktalarından biri haline getirdi. Fuarın başarısında, sektörün tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturan yapısının yanı sıra, Tüyap’ın güçlü altyapısı ve küresel tanıtım ağı da büyük rol oynuyor. Dünyanın dört bir yanında yürüttüğümüz tanıtım faaliyetleri sayesinde, Plast Eurasia İstanbul artık yalnızca bölgesel değil, küresel bir buluşma noktası olarak anılıyor. Ayrıca, sektörün dinamiklerine hızlı adapte olabilmemiz, yenilikçi çözümler üretmemiz ve katılımcılarımıza en verimli fuar deneyimini sunma konusundaki kararlılığımız da bu başarının önemli bileşenleri arasında. Kısacası, Plast Eurasia İstanbul’un başarısı; güven, istikrar, yenilik ve uluslararası iş birliği üzerine inşa edilmiş bir hikâyedir.
Fuarın hem katılımcı hem ziyaretçi açısından ulaştığı büyüklüğü bizimle paylaşır mısınız? Özellikle uluslararası katılımda nasıl bir artış söz konusu?
Plast Eurasia İstanbul, her yıl istikrarlı biçimde büyüyen yapısıyla artık küresel ölçekte referans gösterilen fuarlardan biri haline geldi. 2024 yılında fuarımıza 48 ülkeden 1.600’ün üzerinde firma ve firma temsilciliği katıldı. İçlerinde Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’dan sektörün lider markalarının da yer aldığı bu geniş katılımcı profili, fuarın uluslararası gücünü açıkça ortaya koyuyor.
Ziyaretçi tarafında da oldukça etkileyici bir tabloya bakıyoruz. Son fuarımızda 114 ülkeden 75.239 profesyonel alıcıyı ağırladık. Uluslararası ziyaretçi oranımız her yıl artış gösteriyor; bu da Plast Eurasia İstanbul’un artık yalnızca bölgesel değil, küresel bir buluşma noktası haline geldiğini kanıtlıyor. Bu büyüme, hem Türk plastik endüstrisinin rekabet gücünü hem de Tüyap’ın fuarcılık alanındaki global erişimini yansıtıyor. Önümüzdeki yıllarda da uluslararası katılım oranlarını daha da artırarak, fuarımızı dünya plastik sektörünün en güçlü ticaret platformlarından biri olarak konumlandırmayı sürdüreceğiz.
Plastik sanayicileri açısından Plast Eurasia yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda yeni iş birliklerinin kapısı. Sizce bu fuar Türkiye’nin ihracat hedeflerine nasıl katkı sağlıyor?
Plast Eurasia İstanbul, Türkiye’nin ihracat vizyonunu destekleyen en önemli sektörel platformlardan biri konumunda. Her yıl 100’den fazla ülkeden gelen binlerce profesyonel alıcıyı Türk üreticilerle bir araya getirerek, uluslararası ticaretin somut olarak gerçekleştiği bir buluşma noktası yaratıyoruz. Fuar süresince kurulan iş bağlantıları, yalnızca kısa vadeli satış fırsatları değil; uzun vadeli ihracat ilişkilerinin de temelini oluşturuyor. Türk plastik sanayisinin üretim gücü ve teknolojik yetkinliği, Plast Eurasia İstanbul aracılığıyla küresel ölçekte görünürlük kazanıyor. Tüyap olarak, bu süreçte yalnızca bir fuar düzenleyicisi değil, aynı zamanda ihracatı destekleyen bir köprü rolü üstleniyoruz. Yurt dışı tanıtım çalışmalarımız, hosted buyer programlarımız ve dijital çözümlerimiz sayesinde firmalarımızın dünya pazarlarına erişimini kolaylaştırıyoruz. Dolayısıyla Plast Eurasia İstanbul, Türkiye’nin plastik endüstrisindeki ihracat potansiyelini artıran, ülkemizin küresel rekabet gücünü pekiştiren stratejik bir ticaret platformu haline gelmiştir.
Türkiye’nin farklı bölgelerindeki sanayicileri fuar ekosistemine dahil etmek için TÜYAP’ın ne tür projeleri veya yatırımları bulunuyor?
Tüyap olarak Türkiye’nin farklı bölgelerindeki sanayicileri fuar ekosistemine dahil etmek için hem fiziksel altyapıya hem de dijital erişime yönelik kapsamlı yatırımlar yapıyoruz. Plast Eurasia İstanbul Fuarı’nda da görüldüğü üzere; PAGEV gibi güçlü sektör dernekleri ile iş birlikleri kurarak bölgesel sanayicilere doğrudan ulaşmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra MyTüyap gibi dijital platformlarımız aracılığı ile yıl boyu yararlanabilecekleri bağlantı fırsatları sunarak fuar deneyimlerini iyileştirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Konya, Samsun gibi şehirlerdeki fuarlarımız ile Anadolu’daki üreticilere kendi bölgelerinde fuar deneyimi sunarken global ortaklıklarımız ile uluslararası ağ çalışmaları sayesinde yerel sanayicilere küresel alıcılar ile buluşma imkanı yaratıyoruz. Bu bütüncül yaklaşım, Plast Eurasia İstanbul gibi uluslararası ölçekte düzenlenen fuarların yalnızca İstanbul merkezli değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki sanayi ekosisteminin de parçası haline gelmesini sağlıyor.
Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm artık fuarcılığın da ana gündemleri arasında. TÜYAP bu alanlarda nasıl bir vizyon izliyor?
Tüyap olarak dijitalleşme ve sürdürülebilirliği işimizin merkezine alıyoruz. Günümüzde fuarcılık sadece fiziksel bir organizasyon olmanın ötesine geçti; artık katılımcı ve ziyaretçilerin deneyimini dijital çözümlerle güçlendirmek, çevresel etkileri azaltmak ve uzun vadede yeşil dönüşüme liderlik etmek temel önceliklerimiz arasında. Bu doğrultuda son yıllarda fuar süreçlerimizin her aşamasını dijitalleştiren yatırımlar yaptık. Online bilet, dijital davetiyeler, mobil uygulamalar ve akıllı eşleştirme platformları gibi çözümlerle hem verimliliği artırıyor hem de kağıt kullanımını minimuma indiriyoruz.
Sürdürülebilirlik tarafında ise enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik somut adımlar atıyoruz. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi, altyapısı ve operasyon süreçleriyle bu dönüşüme öncülük eden tesislerden biri haline geldi. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda aldığımız I-REC sertifikasıyla, elektrik kullanımında %100 yenilenebilir enerji sertifikasına sahip Türkiye’nin ilk ve tek fuar merkeziyiz. Kısacası, Tüyap olarak hem dijitalleşmede hem de yeşil dönüşümde fuarcılık sektörüne yön veren, çevreye duyarlı ve yenilikçi bir vizyonla hareket ediyoruz. Bizim için bu sadece bir trend değil; geleceğe karşı sorumluluğumuzun bir gereği.
Son olarak, Türk plastik sanayicilerine ve PLASFED Dergi okurlarına ne mesaj vermek istersiniz?
Türk plastik sanayisi, üretim gücü, teknolojiye adaptasyonu ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya sahnesinde güçlü bir konuma sahip. Biz Tüyap olarak bu başarı hikâyesinin bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Plast Eurasia İstanbul, sektörümüzün geldiği noktayı dünyaya göstermenin ve yeni ufuklar açmanın en etkili yollarından biri. Bu vesileyle, sektörün gelişimine sunduğu katkılar için PLASFED’e teşekkür ederiz. Bu nedenle tüm sektör profesyonellerini 3-6 Aralık 2025 tarihlerinde fuarımıza davet ediyorum. Birlikte, sadece ticaretin değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümenin ve küresel iş birliklerinin de kapılarını aralayacağımıza inanıyorum. Türk plastik endüstrisinin gücü, birlikteliğinde ve vizyonunda gizli. Biz de Tüyap olarak, bu gücü dünya ile buluşturmaya devam edeceğiz.