Sanayinin direnci, umudun yılı: 2026’ya bakış

2025 yılı, yüksek maliyetler, finansmana erişim zorlukları ve daralan kâr marjlarıyla sanayiciler için zorlu geçti. Plastik sektörü tüm bu koşullara rağmen Türkiye ortalamasının üzerinde büyüme başarısı gösterdi…

Yusuf ÖZKAN

Kayseri Plastik Sanayiciler Derneği (KAYPİDER)

Yönetim Kurulu Başkanı

Yine bir yılın sonuna gelirken, yeni bir yılın da başlangıcına yaklaştık. Hayatımız boyunca bu döngü hep devam edecektir. Önemli olan, bu süreçleri sağlıklı ve huzurlu bir şekilde yaşayabilmemizdir.

Üretici olmamız ve sanayici sorumluluğumuz gereği, yıl sonlarında ister istemez ekonomiye ve sektörümüze odaklanıyoruz. Ancak bunu yaparken, yalnızca iş dünyasını değil; başta ailemiz olmak üzere, çalışanlarımızı, müşterilerimizi, çevremizi, üretim yaptığımız şehirleri ve kazanç sağladığımız ülkemizi de düşünmek durumundayız. Yani sadece sektörel bir bakışla değil, bütüncül bir yaklaşımla hareket etmeliyiz. Çünkü tüm sektörlerin ve ülkemizin iyi olması, bizim hem maddi hem de manevi olarak huzurlu olmamızı sağlayacaktır.

Değerli dostlarım, 2025 yılını da yine benzer sorunlarla geçirdik. Yüksek enflasyon, yüksek faiz oranları, finansmana erişimde zorluklar, hammaddede dışa bağımlılık, enerji ve istihdam maliyetleri ile vergi yükleri… Bu sorunlar sadece plastik sektörünü değil, hemen her sektörü doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemektedir. Elbette tüm bu sorunları kendi inisiyatifimizle çözmemiz mümkün değil. Ancak bunları sürekli olarak yetkililere ve ilgili kurumlara ileterek gündemde tutmak ve çözüm arayışını sürdürmek zorundayız.

BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORUZ

Ne yazık ki ekonomik umudumuz her yıl bir sonraki yıla devrediyor. Fakat tüm bu zorluklara rağmen, sektörümüzün dinamik yapısı sayesinde her yıl büyümeye devam ediyoruz. Ülkemizin genel büyüme oranı sıfıra yaklaşsa bile, plastik sektörü her zaman Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı göstermiştir.

Bununla birlikte, Orta Vadeli Program (OVP) hazırlanırken, ekonomimizin yüzde 99’unun KOBİ’lerden oluştuğu unutulmamalıdır. Sektörel teşviklere önem verilmeli, emek yoğun sektörlere istihdam ağırlıklı yapıları nedeniyle ayrıcalıklar tanınmalıdır. 2025 yılında yüksek finansal maliyetler nedeniyle birçok yatırım askıya alınmış, işletmeler yatırım yerine faaliyet dışı gelir getiren alanlara yönelmiştir. Oysa sanayiden ve üretimden elde edilen gelirlerin yeniden yatırıma dönüşmesi ve sanayi içinde kalması en doğru olandır. Bunun için yatırım ortamı iyileştirilmeli, yatırım teşvikleri daha cazip hale getirilmelidir.

DÜŞÜK KÂR, YÜKSEK MÜCADELE

2025 yılı düşük kâr oranları, yoğun rekabet koşulları ve işletmelerin ayakta kalma mücadelesiyle geçmiştir. Plastik sektörü, işletme maliyetlerinin yüksek olduğu bir alandır. Hammadde başta olmak üzere tüm girdiler nakit alınırken, satışlar ve tahsilatlar genellikle vadeli yapılmaktadır. Aslında ticaretin başladığı ilk dönemlerden bu yana, sanayi ve ticaret hayatında zorluklar hep var olmuştur. Piyasaların tamamen sorunsuz olduğu dönemler çok az ya da çok kısa sürmüştür. Bu nedenle işletmelerimizin her zaman B ve C planlarına sahip olması, olası sıkıntılara karşı pozisyon alabilmesi, sürdürülebilirlik açısından vazgeçilmezdir.

Eğer 2026 yılı da benzer bir seyir izlerse, işletmelerin büyümesi ve ayakta kalması daha da zorlaşacaktır. Ancak yukarıda bahsettiğimiz ekonomik göstergelerde olumlu gelişmeler yaşanırsa, işletmelerimiz pandemi öncesi dönemin olmasa bile piyasada sürdürülebilir bir varlık gösterebileceklerdir.

Bizler, her koşulda iyimserliğimizi kaybetmeden çalışmaya devam edeceğiz. Yıllar içinde kazandığımız kriz tecrübemizle ve dayanıklılığımızla daha güzel ufuklara yelken açacağız. Rüzgarın yönünü değiştiremiyorsak, gemimizi rüzgarın yönüne göre yüzdürmeyi bileceğiz.

Yeni bir yıla girerken, tüm dostlarıma; sevmekten korkmadığımız, söylemekten utanmadığımız, saygının değerli, düşüncenin önemli, umutların sonsuz olduğu güzel dostluklar ve arkadaşlıklarla dolu mutlu bir yıl diliyorum.