Plastik sektörünün 10 milyon tonu geçen toplam üretimi, 45 milyar dolara yaklaşan cirosu, 7 milyar doları geçen direkt ihracatı ve son 10 senede GSMH büyümesini aşan yıllık büyümesiyle ülke ekonomisine sağladığı katkı giderek artıyor. Sektör, ulaştığı üretim kapasitesiyle Avrupa’da ikinciliğe, dünyada ise altıncılığa yükseldi. Plastik sektörü, plastik üretim kapasitesi ve geri dönüşüm çabaları ile hem Türkiye ekonomisinde hem de küresel plastik sanayisinde önemli bir oyuncu olarak yer alıyor. Türkiye’nin plastik üretimindeki büyümesi ve Avrupa pazarlarına yakınlığı, ülkeyi küresel ticaretin önemli bir merkezi haline getirdi. Bugün 10 milyon tonu geçen toplam üretimi, 45 milyar dolara yaklaşan cirosu, 7 milyar doları geçen direkt ihracatı ve son 10 senede GSMH büyümesini aşan yıllık büyüme ile plastik sektörünün ülke ekonomisine sağladığı katkı giderek artıyor. Sektörümüz, ulaştığı üretim kapasitesiyle Avrupa’da ikinciliğe, dünyada ise altıncılığa yükseldi. Ayrıca, Türkiye’nin sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm politikaları, plastik atık yönetimi konusundaki farkındalığını artırırken, döngüsel ekonomi hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir adım oluşturuyor.
Plastik sektöründe dünya
Plastik üretiminde dünya genelinde önde gelen ülkeler hem üretim kapasitesi hem de tüketim açısından belirleyici konumda olan büyük ekonomilerdir. Bu bağlamda küresel plastik üretiminin yaklaşık yüzde 30'undan fazlasını elinde tutan Çin, plastik sanayisinde lider konumunda yer alırken; ABD ise ileri teknolojisi ve yenilikçi üretim yöntemleri ile öne çıkıyor. Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkeler de Avrupa’da plastik üretiminin merkezi konumundalar. Hindistan, plastik üretimi açısından gelişmekte olan büyük bir pazar sunarken hem yerel talep hem de ihracat kapasitesi ile plastik üretiminde önemli bir oyuncu haline geldi. Güney Kore özellikle otomotiv ve elektronik sektörlerinde teknoloji odaklı plastik üretimi ve gelişmiş sanayi altyapısı ile plastik üretiminde önemli bir paya sahip. Japonya, ileri teknolojiye dayalı plastik üretimi ile bilinir. Özellikle otomotiv ve elektronik sektörlerinde yoğun plastik tüketimi söz konusudur. Sektörde çok önemli bir yeri olan plastik geri dönüşümünde Almanya lider ülke konumda yer alırken ABD, gelişmiş ülkeler içinde zayıf bir performans gösteriyor. Çin, 2018’e kadar plastik atık ithalatında büyük bir oyuncuydu ancak kendi geri dönüşüm altyapısını güçlendirmeye yönelmesiyle birlikte oyunun kurallarını değiştirmeye başladı. Çin’in plastik atık ithalatını durdurması, söz konusu atıkların Türkiye, Malezya ve Vietnam gibi ülkelere yönelmesine sebep oldu. Türkiye ayrıca Birleşik Krallık, Almanya, Belçika, İtalya, ABD ve Fransa’dan önemli ölçüde plastik atık ithalatı yapıyor.
Türkiye, plastik sektöründe Avrupa’da ikinciliğe dünyada altıncılığa yükseldi
Plastik sektörü, plastik üretim kapasitesi ve geri dönüşüm çabaları ile hem Türkiye ekonomisinde hem de küresel plastik sanayisinde önemli bir oyuncu olarak yer alıyor. Türkiye’nin plastik üretimindeki büyümesi ve Avrupa pazarlarına yakınlığı, ülkeyi küresel ticaretin önemli bir merkezi haline getirdi. Bugün 10 milyon tonu geçen toplam üretimi, 45 milyar dolara yaklaşan cirosu, 7 milyar doları geçen direkt ihracatı ve son 10 senede GSMH büyümesini aşan yıllık büyüme ile plastik sektörünün ülke ekonomisine sağladığı katkı giderek artıyor. Sektörümüz, ulaştığı üretim kapasitesiyle Avrupa’da ikinciliğe, dünyada ise altıncılığa yükseldi. Ayrıca, Türkiye’nin sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm politikaları, plastik atık yönetimi konusundaki farkındalığını artırırken, döngüsel ekonomi hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir adım oluşturuyor.
Geleceğin yolu çevre dostu üretimden geçiyor
Plastik sektörü, modern ekonominin en önemli yapı taşlarından biri olmasına rağmen, çevresel etkileri nedeniyle son yıllarda sıkça eleştirilerin odağına yerleşti. Bu bağlamda, çevre dostu üretim, hem sektörel büyümenin sürdürülebilirliği hem de çevreye verilen zararın azaltılması açısından kritik bir konu haline geldi. Türkiye, hızla artan plastik atık ithalatını işleyebilecek altyapısını geliştirmeye ve büyütmeye odaklanmış durumda ancak bu zaman alan bir süreç. Dolayısıyla politikaların ve altyapının yetersizliği atıkların büyük bir kısmını uygun şekilde yönetilemez hale getiriyor ve bu da çevre kirliliğine neden oluyor. Açık alanlara ve çöplüklere bırakılan, illegal şekilde yakılan, uygun olmayan koşullarda işlenen plastikler kontrolsüz depolama yüzünden hava, toprak ve su kaynaklarını kirletiyor. Öte yandan Türkiye, Ege, Karadeniz ve Akdeniz’e kıyısı olan bir ülke olarak, denizlerde de ciddi plastik kirliliği sorunları yaşıyor. Uygun şekilde yönetilmeyen plastik atıkların büyük bir kısmı denizlere karışarak, ekosisteme zarar veriyor ve biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor. Hali hazırda Akdeniz, dünyanın en kirli denizlerinden biri haline geldi ve bu durum plastik atık ithalatıyla daha da kötüleşti. Dolayısıyla insan sağlığını da olumsuz etkiliyor. Plastik sanayisinin çevre dostu hale gelmesi hem ekolojik dengelerin korunması hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyor. Çevre dostu üretim, atık yönetimi, geri dönüşüm, döngüsel ekonomi ve yenilikçi çözümlerle plastik sektörü, çevreye olan olumsuz etkilerini minimize edebilir. Yerel birlikteliklerin önem kazandığı bu süreçte tüketici talepleri, yasal düzenlemeler ve sürdürülebilirlik baskısı, plastik üreticilerini çevre dostu çözümler geliştirmeye zorluyor. Uzun vadede, bu çözümler hem çevresel fayda sağlayacak hem de ekonomik kazançları artıracak.
Stratejik birlikteliğin önemi: DEPSİAD
DEPSİAD olarak sektörde Denizli’nin farklı yerlerinde faaliyet gösteren firmaları bünyesinde toplayarak daha sağlıklı üretim, ithalat ve ihracat koşulları elde etmeyi hedefliyoruz. Sektördeki temel sorunları bireysel olarak çözmenin mümkün olmadığı durumlar için bu birliktelik özellikle önem teşkil ediyor. Sektörde böyle köklü bir ilişkiler ağı kurmak zaman alan bir iştir ancak her şeye rağmen gelinen noktada yeni paydaşlar kazanmanın ve birlikte hareket etmenin öneminin farkındayız. Biliyoruz ki döngüsel bir ekonomi, yukarı ve aşağı yönde ortaklık kurmayı gerektirir. Bu noktada yerel yönetimlerle birlikte DEPSİAD çatısı altında sağladığımız iş birliği, tarafların tüm çıkarlarını dikkate alan anlamlı bir sürece işaret ediyor. Bu birliktelik bireysel kazanç ve kolaylık yaratırken hem Denizli’nin hem de ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlıyor. Ülke genelinde plastik sektörünün yerel birleşmeleri ve totalde bir birlik kurulması sektöre ayrıca ivme kazandıracak sektörün tüm paydaşlarına ulaşılmasını sağlayan bir strateji oluşturulmasına katkı sağlayacak. DEPSİAD benzeri oluşumların artması plastik sektörünün güçlenmesine olanak tanırken Türkiye’de ve uluslararası arenada etkin bir rol oynamasını da beraberinde getirecek. Böylece sektörün hak ettiği değeri elde etmesi de kaçınılmaz olacak.

