2025’te dayanıklılığını kanıtlayan Türk plastik ambalaj sektörü, 2026’da sürdürülebilir ve dönüşüm eksenli büyümeye odaklanacak. İç ve dış talepteki dalgalanmalara rağmen, sektör verimlilik artışı ve ihracatta katma değerli ürünlerle güçlü performansını sürdürdü.
Kağan YEŞİL
Bursa Plastik ve Ambalaj Sanayicileri Derneği
(BURPAS)
Yönetim Kurulu Başkanı
Geride bırakmaya hazırlandığımız 2025 yılı hem Türkiye ekonomisi hem de plastik ambalaj sektörü açısından zorlu ama öğretici bir yıl oldu. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların, jeopolitik gerilimlerin ve iç piyasadaki mali sıkılaşma politikalarının şekillendirdiği bir dönemi geride bırakıyoruz. Ancak tüm bu zorluklara rağmen, Türk plastik ambalaj sektörü üretim kabiliyeti, ihracat gücü ve çevik yapısıyla dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı.
Dengelenme ve seçici büyüme yılı
2025 yılı Türkiye ekonomisi açısından bir “dengelenme yılı” olarak nitelendirilebilir. Enflasyondaki gerileme eğilimi, mali disiplinin güçlenmesi ve dış ticaret açığındaki kademeli azalma, genel görünümde istikrar yönünde önemli sinyaller verdi. Ancak iç talepteki daralma, sanayi üretimini ve dolayısıyla ambalaj tüketimini dönem dönem baskıladı.
Buna karşın, ihracat odaklı firmalar için 2025 yılı yeni pazar arayışlarının ve verimlilik artışına yönelik dijital dönüşüm yatırımlarının hızlandığı bir süreç oldu. Türkiye’nin üretim altyapısındaki güçlü sanayi temeli, özellikle Avrupa pazarında yaşanan tedarik zinciri yeniden yapılanmalarında Türk üreticilerine önemli avantajlar sundu.
Sürdürülebilir büyüme, artan verimlilik
Plastik ambalaj sektörü, 2025 yılında yaklaşık yüzde 4 seviyesinde reel büyüme kaydederek genel sanayi ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi. Gıda, hijyen, kozmetik ve kimya gibi stratejik sektörlere hizmet veren yapısı sayesinde, iç talepteki dalgalanmalara rağmen üretim kapasitesi büyük ölçüde korundu.
Yılın en belirgin eğilimi, geri dönüştürülmüş hammaddelerin kullanımında gözle görülür artış ve sürdürülebilir ambalaj çözümlerine yönelik Ar-Ge yatırımlarındaki ivme oldu. BURPAS olarak yaptığımız saha analizleri, üye firmalarımızın büyük kısmının 2025 yılı içinde karbon ayak izi azaltımı ve çevresel raporlama süreçlerini sistematik hale getirdiğini gösteriyor.
Ayrıca, dijital üretim takip sistemleri, enerji verimliliği projeleri ve çevre dostu ambalaj tasarımlarına yönelik yatırımlar, sektörün rekabetçiliğini hem iç pazarda hem de uluslararası arenada güçlendirdi. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın getirdiği zorunluluklara hazırlık kapsamında, firmalarımız sürdürülebilirlik kriterlerini tedarik zincirlerine entegre etme konusunda ciddi mesafe kat etti.
İhracatta çeşitlilik ve katma değer artışı
2025 yılında plastik ambalaj ihracatında miktarsal büyüme sınırlı kalmakla birlikte, birim fiyat bazında artış dikkat çekti. Bu da Türk plastik ambalaj üreticilerinin katma değerli ürünlere yöneldiğini ve markalaşma bilincinin güçlendiğini ortaya koyuyor.
Avrupa Birliği başta olmak üzere Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Latin Amerika pazarlarında Türk ambalaj üreticileri, kalite ve teslimat güvenilirliğiyle tercih edilir hale geldi. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin plastik ambalaj ihracatında yüzde 5’e yakın artış yaşanırken, iç pazar üretiminin yaklaşık üçte biri ihracata yönlendirildi.
Sonuç olarak 2025 yılı tüm dalgalanmalara rağmen Türk plastik ambalaj sanayisinin ne kadar dirençli bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. 2026’da ise artık dayanıklılığın ötesine geçip, akıllı büyüme ve sürdürülebilir dönüşüm dönemine gireceğiz.
BURPAS olarak biz, sektör paydaşlarımızla birlikte hem çevreye hem de ekonomiye değer katan bir üretim anlayışını kalıcı hale getirmek için çalışmaya devam edeceğiz.
