2025: Ticaret savaşları ve finansal zorlukların gölgesinde Türk sanayisi

ABD’de yaşanan başkanlık değişimiyle tırmanan ticaret savaşlarının küresel ekonomide belirsizlik ve durgunluk yarattığı 2025 yılı, Türk imalat sanayisi için de zorlu geçti. İhracat pazarlarında daralma, finansmana erişimde güçlükler sektörün üzerindeki baskıyı artırdı.

Kenan BENLİLER

Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER)

Yönetim Kurulu Başkanı

ABD’de yaşanan başkanlık değişimi sonrası ortaya çıkan ticaret savaşlarının etkisiyle piyasalara belirsizliğin hâkim olduğu ve buna bağlı olarak ekonomik aktivitenin yavaşladığı bir yılı geride bırakıyoruz. Önümüzdeki süreçte uluslararası arenada yaşanan bu çatışmaların yerini sağduyuya bırakarak küresel ekonominin toparlanma sürecine girmesini ümit ediyoruz.

2025 yılı tüm dünyada zorlu ekonomik koşullara sahne olurken gerek ülkemiz gerek sektörümüzün bu şartlardan etkilenmesi kaçınılmazdı. Özellikle ABD yönetimi tarafından yürütülen ticaret politikasının pandemiden bu yana tam anlamıyla toparlanamayan dünya ekonomisine vurduğu darbenin ihracat pazarlarımızdaki daralmayı daha da derinleştirdiğini söyleyebiliriz. Bu durumun bir yansıması olarak ana ihracat pazarımız olan Avrupa’da imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) 2022 yılından bu yana olduğu gibi eşik değer 50’nin altında seyretmeye ve üretimde daralmaya işaret etmeye devam etti. Uluslararası kuruluşların yaptığı analizler önümüzdeki yıl için de bu seyrin devam edeceği yönünde. Bu durumda iç pazarın canlandırılması ve alternatif ihracat pazarlarına yönelimin teşvik edilmesi ülkemiz imalat sanayinin geleceği açısından belirleyici olacaktır.

İhracat ve üretimdeki gelişmeler

Sektör performansını gözler önüne seren veriler incelendiğinde bazı verilerde 2024 yılına kıyasla olumlu sinyaller görünüyor olsa da bu durumun 2024 yılında sektörün çok zayıf bir performans sunmasından kaynaklı olduğu göz ardı edilmemeli. Her ne olursa olsun sektörümüzün yılın geride kalan kısmında ihracatını gerek miktar gerek değer bazında artırmış olması sevindirici bir gelişme. Benzer bir durumun üretim tarafında da gözlemlendiğini söyleyebiliriz. Lakin ağustos ayı sonrasında hem ihracat tarafında hem üretim tarafında sert bir düşüş trendine girilmiş olması geleceğe dair ümitleri kısıtlar nitelikte. Kaldı ki söz konusu verilerin saha ile uyuşmadığını da dile getirmek gerekiyor. İstatistiki veriler sektörün performansının olumlu yönde ilerlediğini söylerken piyasa gerçeklerinin daha farklı olduğunu her gün yaşayarak görüyoruz. Piyasa gerçeklerini daha iyi yansıttığını düşündüğüm bir veri olan en fazla konkordato başvurusu yapan sektörler sıralamasına baktığımızda 2020-2023 arası dört yıllık dönemde sektörümüzün 43 ile 77 arası değerler aldığını ve bu dönemde toplam geçici mühlet sayısının üç olduğunu görüyoruz. Öte yandan 2024 yılında sektörümüzün geçici mühlet sayısı rekor bir artışla 19’a yükselmiş, 2025 yılının ilk dokuz aylık döneminde ise 21’e ulaşmıştır. Sektörümüzde hızla artma trendinde olan bu konkordato dalgasının mevcut durumu gözler önüne serdiği kanaatindeyim.

Finansmana erişim ve yerel zorluklar

Ticaret savaşlarının önümüzdeki dönemdeki seyri, dünya ekonomisinin performansı üzerinde belirleyici bir rol oynayacak olsa da 2026 yılında da dünya ekonomisinin sağlıklı bir yapıya kavuşması çok mümkün görünmüyor. Bu duruma ilave olarak ülkemizde yaşanan; finansmana erişimde yaşanan sıkıntıları, yüksek finansman maliyetini ve kur hareketliliğini eklediğinizde ise sanayicinin önünü görmesi de strateji belirlemesi de zorlaşıyor. Bu kapsamda küresel gelişmeler kaynaklı sorunların çözümü elimizde olmasa da ülkemize özgü olan sorunların çözümü için daha yoğun bir çaba sarf etmeli ve finansmana erişim kaynaklı üretim aksamalarına engel olmalıyız.

PAGDER olarak geçmiş yıllarda olduğu gibi 2025 yılında da dünyada sektörümüzün önde gelen fuarlarının bireysel ve milli katılımlarını organize ederek sektör mensuplarımızın sorunsuz bir fuar geçirmesine katkıda bulunduk. Bunun yanı sıra artık bir marka haline gelmiş olan seyahat programlarımız, siz sektör mensuplarımızdan en fazla ilgiyi gören programlar oldular. Şimdi ise ülkemizin ve bölgemizin en önemli fuarı olan Plast Eurasia kapılarını açıyor. Fuara katılım sağlayacak olan tüm sektör mensuplarımızın başarılı bir fuar geçirmesi dileğiyle.