Nakit yine en ‘kral’ dönemlerinden birini yaşıyor. Yılın son çeyreğine girilirken iş dünyası temsilcileri, tahsilat sorununun derinleştiğini ifade ediyor. Alacaklarını toplayamayan firmalar, talep ettikleri finansmana da kolay ulaşamıyor. Bu durum, nakit akışı yönetimini zorlaştırıyor.
Ekonomi yönetimi, yüksek enflasyon ortamından ‘kararlı bir ekonomik program'la çıkmaya çalışırken reel sektör temsilcileri, tahsilat ve finansman sorunlarının arttığını belirtti. İş dünyası ‘nefes' kredisinde limit artırımı, ticari kredi kartlarında KOBİ'ler lehine gevşeme taleplerini yinelerken reel sektör temsilcileri, içinde bulundukları durumu ‘temkinli iyimserlik' ifadesiyle anlatıyor. Bazı firmalar, yaşadıkları nakit sorununu çözmek için çareyi ya müşterilerinden peşin ödeme talep etmekte ya da vadeleri kısaltmakta buluyor.
Bazı firmalar alacak sigortası ve faktoring gibi bankacılık sistemine göre maliyetli yöntemlere yönelse de bu çözümlerin sorunu kökünden çözmeye yetmediği ifade ediliyor.
Tahsilat sorunları da iflas ve konkordato riskini beraberinde getiriyor. Merkez Bankası'nın analizlerine göre, iflas ve konkordato açıklayan şirketlerin ekonomi içerisindeki payı yüzde 1'in altında olmasına karşın iş dünyası bu dalganın artarak devam edeceği öngörülerini paylaşıyor.
Özellikle sermayesi zayıf KOBİ'lerin ödemelerdeki gecikmeleri tolere etmekte zorlandığı kaydediliyor.
Yılın son çeyreğine girilirken iş dünyasında tahsilat sorunu derinleşiyor. Alacaklarını toplayamayan firmalar, nakit akışını yönetmekte zorlanıyor. Merkez Bankası’nın analizlerine göre iflas ve konkordato açıklayan şirketlerin ekonomi içerisindeki payı yüzde 1’in altında olmasına karşın iş dünyası bu dalganın artarak devam edeceği öngörülerini paylaşıyor.
Ekonomi yönetimi, yüksek enflasyon ortamından ‘kararlı bir ekonomik program’la çıkmaya çalışırken reel sektörden yükselen sesler, yılın son çeyreğine girerken tahsilat ve finansman sorunlarının arttığını gösteriyor.
Nakit yine en ‘kral’ dönemlerinden birini yaşıyor. İş dünyası ‘nefes’ kredisinde limit artırımı, ticari kredi kartlarında KOBİ’ler lehine gevşeme taleplerini yinelerken reel sektör temsilcileri, içinde bulundukları durumu ‘temkinli iyimserlik’ ifadesiyle anlatıyor. Bazı firmaların, yaşadıkları nakit sorununu çözmek için çareyi ya müşterilerinden peşin ödeme talep etmekte ya da vadeleri kısaltmakta aradığı ifade ediliyor. Piyasa genelinde yaşanan nakit akış sorununun, bir domino etkisi yaratarak alacak tahsilatını daha da zorlaştırdığı kaydediliyor. Bazı firmalar alacak sigortası ve faktoring gibi maliyetli yöntemlere yönelse de bu çözümlerin sorunu kökünden çözmeye yetmediği ifade ediliyor. Tahsilat sorunları da iflas ve konkordato riskini beraberinde getiriyor. Özellikle sermayesi zayıf KOBİ’ler, ödemelerdeki gecikmeleri tolere etmekte zorlanıyor. Üreticiler iyileşme için umutlarını 2026 yılına bırakmış durumda.
Tahsilat sıkıntısı hâlâ gündemin ana sorunu
Bazı işletmeler, her ne kadar son çeyrekte kısmi bir iyileşme beklentisi taşısa da tahsilat sorunlarının ve finansman yükünün hala en büyük gündem maddeleri olduğunu belirtiyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı Ömer Karadeniz, özellikle ihracat yapan firmalarda nakit akışının biraz daha düzenli hale geldiğini, ancak çok sayıda işletme için nakit sıkışıklığı hâlâ ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. Piyasada hissedilen ‘temkinli iyimserliğin’ yanıltıcı olmaması gerektiğine dikkat çeken Karadeniz, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) nakit akışı sorunlarının devam ettiğini vurguladı.
Çatı kuruluş PLASFED Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tahsilat sıkıntıları, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde daha baskılayıcı bir etki yaratıyor. Çünkü bu firmalar, büyük ölçekli şirketler kadar güçlü bir finansal yapıya sahip olmadıkları için ödemelerdeki gecikmeleri tolere etmekte zorlanıyor. Çoğu zaman üretim planlamalarını revize etmek, vadeleri yeniden düzenlemek ve finansman yükünü taşımak durumunda kalıyorlar. Zincirleme bir etki oluşuyor; bir yerde ödeme geciktiğinde bu diğer işletmelere de yansıyor. Son çeyreğe yaklaşırken piyasada bir miktar iyimserlik hissediliyor. Bunun nedeni, yılın son çeyreğinde talebin artması beklentisi ve globalde ham madde fiyatlarının kısmen dengelenmesi. Ancak bu iyimserlik temkinli bir iyimserlik. Çünkü yalnızca birkaç göstergenin olumlu seyretmesi, genel olarak tüm sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor. Reel sektörün en büyük beklentisi, öngörülebilirlik ve güven ortamının yeniden tesis edilmesi. Yatırım ve üretim kararları ancak bu ortamla birlikte daha güçlü şekilde alınabilir. Firmalar mevcut şartlarda farklı çözümler üretmeye çalışıyor. Ancak bu çözümler geçici nitelikte. Sorunun köklü çözümü, ekonomide güven ve istikrarın kalıcı olarak sağlanmasından geçiyor.”