PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Habertürk TV'de yayınlanan Didem Arslanoğlu'nun sunduğu "Para ve Ötesi" programına konuk oldu. Plastik sektörünün sadece günlük yaşamda değil, sağlık, savunma ve teknoloji gibi alanlarda da stratejik önemi olduğunu söyleyen Karadeniz, “Sektörün önünü açmak, Türkiye'nin geleceğini güvence altına almaktır" dedi.
Türkiye plastik sektörünün 50 milyar dolarlık cirosu ve 10 milyon tonluk üretimiyle Türk ekonomisinin bel kemiği olduğunu söyleyen PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, ancak hammadde konusunda yüzde 90'a varan oranda dışa bağımlı olduğumuzu söyledi. Bu tablonun sürdürülemez olduğunu ifade eden Karadeniz, "Türkiye, kendi hammaddesini üretmek zorunda. Finansmana erişim, beyin göçü ve teknoloji yatırımlarıyla desteklenmezsek küresel rekabette geri düşeriz" dedi.
Türkiye, dünyada altıncı, Avrupa’da ikinci
Türk plastik sektörünün küresel ölçekte güçlü bir konuma sahip olduğunu belirten Karadeniz, sektörün yıllık 10 milyon tonluk üretimiyle Güney Kore ile birlikte dünya sıralamasında altıncılığı paylaştığını bildirdi. Avrupa’da ise Almanya’nın hemen ardından ikinci sırada geldiğimizi belirten çatı kuruluş PLASFED Başkanı bu tablonun, Türkiye’nin küresel rekabette ne kadar kritik bir noktada olduğunun bir göstergesi olduğunu bildirdi.
Karadeniz, sektörün 50 milyar dolarlık bir ciroya ulaştığını ve bunun 9,5 milyar dolarının doğrudan ihracata gittiğini kaydetti.
İhracatta fazla, hammaddede büyük açık
2025’in ilk sekiz ayında 6,3 milyar dolarlık plastik ihracatı yapıldığını aktaran Karadeniz, sektörün ihracatta fazla verdiğini ancak hammaddede ciddi açık bulunduğunu söyledi: “Plastik mamulde ihracatımız 4,2 milyar dolar, ithalatımız ise 2,2 milyar dolar. Burada 2 milyar dolarlık fazla veriyoruz. Ancak hammaddeye baktığımızda durum tam tersi. 1,5 milyar dolarlık ihracata karşılık 6,9 milyar dolarlık ithalat var. Yani 5,5 milyar dolarlık bir açıkla karşı karşıyayız. Bu, sektörün ve Türkiye ekonomisinin en büyük zafiyetidir.”
“Hammadde yatırımı tercih değil, zorunluluk”
Türkiye’nin hammadde konusunda yüzde 90’a varan dışa bağımlılığının sürdürülemez olduğuna dikkat çeken Karadeniz, şunları vurguladı: “1980’li yıllardan bu yana hammadde açığımız çözülemiyor. Petkim’in varlığı önemli ama tek başına yeterli değil. Özellikle mühendislik plastiklerinde üretimimiz sıfır. Bu nedenle Türkiye’nin petrokimya yatırımlarını artırması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Yeni yatırımlar için devletimizin devreye girmesini bekliyoruz.”
“Her şey geleceğimiz için”