PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Bloomberg HT’de canlı yayınlanan 30 Dakika programına katılarak Pelin Yantur’un konuğu oldu. Reel kesimdeki kısmi toparlanmaya rağmen finansmana erişim sorunlarının yatırımları frenlediğini belirten Karadeniz “Sanayici üretmek istiyor, potansiyel var ancak kaynak yok. Önceliğimiz finansmana erişimin güçlendirilmesi olmalı” dedi.
Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Bloomberg HT’de yayınlanan 30 Dakika programına katılarak, son açıklanan reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karadeniz, plastik sektörünün Türkiye ekonomisindeki stratejik önemini vurgulayarak, sektörün mevcut potansiyeline rağmen finansmana erişim güçlüklerinin yatırımları sınırladığını söyledi.
İmalat sanayinde mevsimsellikten arındırılmış kapasite kullanım oranının artış göstermesi ve reel kesim güven endeksinin 103,2 seviyesine yükselmesini olumlu bir veri olarak değerlendiren Karadeniz, “Plastik sektörü geniş bir üretim yelpazesine sahip, Türkiye’de 10 milyon tona ulaşan yıllık üretim kapasitesiyle dünya genelinde yedinci, Avrupa’da ise Almanya’nın ardından ikinci büyük üretici konumundayız. Bu tablo, sektörün yüksek üretim gücünü ve potansiyelini net biçimde ortaya koyuyor” dedi.
“PMI verileri 2026’nın sinyallerine işaret ediyor”
İSO’nun son PMI verilerinin 46,5’e gerileyerek 19 aydır eşik değer olan 50’nin altında seyrettiğini hatırlatan Karadeniz, bu durumun yeni yılda yatırım eğilimlerinin baskı altında kalacağının sinyallerini verdiğini belirtti. Sanayicinin üretim iştahının yüksek olduğunu vurgulayan Karadeniz, “Sanayici yatırım yapmak istiyor ancak finansmana erişim sınırlı, maliyetler yüksek. Mevcut projelerin birçoğu bu nedenle beklemede. Üretimin sürdürülebilirliği için finansmana erişimin güçlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.
“Nefes Kredisi ve destekler önemli ama yeterli değil”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve ilgili bakanlıkların destek programlarını değerli bulduklarını ifade eden Karadeniz, ancak mevcut koşullarda bu teşviklerin yatırım ihtiyacını karşılamaya yetmediğini söyledi. Asıl sorunun erişilebilirlik olduğunu vurgulayan Karadeniz, birinci önceliğin finansmana erişim olduğunu, kaynak olmadan yatırımın yapılamadığını belirtti.
“Kur istikrarı ihracatçı için avantaj”
Döviz kurunun istikrarlı seyrine ilişkin değerlendirmesinde Karadeniz, stabilitenin dezenflasyon programı açısından önemli olduğunu belirterek, ihracatçıların rekabetçilik açısından kur seviyelerine ilişkin hassasiyetlerinin sürdüğünü söyledi. Kur ve faiz arasındaki dengenin ihracatçı açısından kritik olduğunu ifade eden Karadeniz, “Döviz cinsinden maliyetleri olan sektörler için kur ayarlaması önemli. Rekabet gücünü doğrudan etkiliyor” dedi.
“Kimya sektörü 27 milyar dolar ihracata ulaştı”
Türkiye’nin kimya ihracatının yılın 10 ayında 27 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Karadeniz, bunun önemli bölümünü plastik sektörünün oluşturduğunu söyledi. Plastik sektörünün dünya çapında medikal teknolojilerden otomotive, savunma sanayinden kompozit malzemelere kadar pek çok alanın kritik girdisini sağladığını vurguladı.