PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Ekotürk’te canlı yayınlanan Sanayi ve Ticaret programında Ahu Orakçıoğlu’nun konuğu oldu. Karadeniz, plastik sanayinin Türkiye ekonomisindeki stratejik önemine dikkat çekerek sektörün dünya ve Avrupa’daki konumunu, üretim gücünü, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik başta olmak üzere yeşil dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Ekotürk TV’de Ahu Orakçıoğlu’nun sunduğu Sanayi ve Ticaret programına konuk oldu. Karadeniz, plastik sanayinin Türkiye ekonomisindeki stratejik rolünü, sektörün küresel konumunu, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm başta olmak üzere yeşil dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Programda 2024–2025 dönemini değerlendiren Karadeniz, sanayi sektörünün zorlu bir süreçten geçtiğini belirterek, plastik sektörünün bu dönemde diğer sektörlere kıyasla daha avantajlı bir konumda bulunduğunu ifade etti. Türkiye plastik sanayinin dünya genelinde yedinci, Avrupa’da ise Almanya’nın ardından ikinci sırada yer aldığını vurgulayan Karadeniz, bu verilerin sektörün üretim gücünü açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
Plastik kullanımına yönelik olumsuz algılara da değinen Karadeniz, Türkiye’de kişi başı yıllık plastik tüketiminin OECD verilerine göre yaklaşık 90 kilogram seviyesinde olduğunu, ABD’de ise bu rakamın 250 kilogramlara ulaştığını belirtti. Karadeniz, “Avrupa’da ikinci sırada olmamız, çok plastik kullandığımız anlamına gelmiyor; güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğumuzu gösteriyor” dedi.
“Plastiğin girmediği bir sektör neredeyse yok”
Plastiğin bugün neredeyse tüm sektörlerde vazgeçilmez bir girdi haline geldiğini vurgulayan Karadeniz, tarımdan tekstile, otomotivden havacılığa kadar plastiklerin teknolojik ürünlerin temel unsuru olduğunu ifade etti. “Plastiğin girmediği bir sektör neredeyse yok” diyen Karadeniz, mühendislik plastiklerinde Türkiye’nin üretim oranının sıfıra yakın olmasının önemli bir yapısal sorun olduğuna dikkat çekti.
Türkiye’nin petrokimyada büyük ölçüde ithalata bağımlı olduğunu belirten Karadeniz, Petkim’in toplam sanayi ihtiyacının ancak yüzde 14’ünü karşılayabildiğini, mühendislik plastiklerinde ise yerli üretimin yok denecek kadar az olduğunu söyledi. Bu durumun hem döviz kaybına hem de rekabet gücünün zayıflamasına yol açtığını ifade eden Karadeniz, Ceyhan’da kurulması planlanan polipropilen tesisinin bu açıdan kritik bir yatırım olduğunu vurguladı.
“Atıklar doğru yönetilmeli”
Programda geri dönüşüm ve çevre yönetimi konusuna da geniş yer verildi. Plastik atıkların doğru yönetilmesinin hem çevre hem ekonomi açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Karadeniz, Depozito İade Sistemi’nin Türkiye genelinde bir an önce yaygınlaştırılması gerektiğini dile getirdi. Sakarya’da başlatılan pilot uygulamanın olumlu bir adım olduğunu ancak ülke geneline yayılmasının şart olduğunu belirtti.
2026’da yürürlüğe girecek Yeşil Mutabakat sürecine de değinen Karadeniz, plastik sektörünün bu dönüşümü bir riskten ziyade fırsat olarak gördüğünü söyledi. Geri dönüşümün karbon ayak izini azaltmada en önemli araçlardan biri olduğuna dikkat çeken Karadeniz, bu süreçte kamu, yerel yönetimler ve özel sektörün birlikte hareket etmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.