Avrupa’nın “Made in Europe” kriterleri, üretimden enerji kullanımına kadar geniş kapsamlı bir dönüşümü zorunlu kılıyor. Türkiye açısından süreç, bir yandan yeni ihracat fırsatları sunarken diğer yandan uyum sağlanmadığı takdirde artabilecek maliyet risklerini de beraberinde getiriyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı Ömer Karadeniz, söz konusu kriterlerin Türkiye sanayisine olası etkilerini Hande Berktan’a değerlendirdi.
Bloomberg HT ekranlarında yayınlanan Günden Teknoloji programında konuşan Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin gündemindeki “Made in Europe” kriterlerinin Türk imalat sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Programın sunucusu Hande Berktan’ın sorularını yanıtlayan Karadeniz, yeni dönemin üretim, çevre ve ticaret politikalarını kökten değiştireceğini söyledi.
Karadeniz, Avrupa Birliği’nin yerli üretimi güçlendirme ve tedarik güvenliğini artırma hedefiyle hayata geçirmeyi planladığı kriterlerin yalnızca bir etiketleme sistemi olmadığını, üretim standartlarından karbon ayak izine kadar geniş bir dönüşümü kapsadığını vurguladı.
“Türkiye için büyük fırsat da var”
Türkiye’nin Avrupa’nın en önemli üretim ve tedarik merkezlerinden biri olduğunu belirten Karadeniz, Türkiye’nin plastik sektöründe Avrupa’da ikinci sırada yer aldığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
“Avrupa, Çin’e olan bağımlılığını azaltmak istiyor. Bu da Türkiye için çok önemli bir fırsat. Lojistik avantajımız, üretim kalitemiz ve sanayi altyapımız sayesinde Avrupa’nın ana tedarikçilerinden biri olabiliriz.”
Karadeniz’e göre Türkiye’nin ihracatının yüzde 40’tan fazlasının Avrupa’ya yapıldığı düşünüldüğünde, yeni kriterlere uyum hem pazar payını büyütme hem de tedarik zincirinde daha güçlü konumlanma imkanı sağlayabilir.
“Uyum sağlanmazsa ek vergiler kaçınılmaz”
Ancak sürecin ciddi riskler de barındırdığına dikkat çeken Karadeniz, Avrupa’nın düşük karbonlu üretim, temiz enerji kullanımı ve geri dönüştürülmüş hammadde şartlarını karşılamayan ülkelere ek maliyetler getireceğini söyledi.
Yeni dönemde özellikle ambalaj ve üretim süreçlerinde geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının zorunlu hale gelebileceğini belirten Karadeniz, sanayicilerin bu dönüşüme hızla uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.
“Enerji dönüşümü ve geri dönüşüm şart”
Karadeniz, yeni ticaret düzeninde sanayinin temiz enerjiye yönelmesinin zorunlu hale geldiğini belirterek güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların yaygınlaştırılmasının kritik olacağını ifade etti.
Türkiye’nin kamu politikaları, teşvik mekanizmaları ve sanayi yatırımlarıyla bu dönüşümü hızlandırması gerektiğini söyleyen Karadeniz, “Bu sürece uyum sağlarsak kazanan oluruz, uyum sağlayamazsak maliyetini öderiz” dedi.
Programda Karadeniz, Made in Europe kriterlerinin Türk imalat sanayisi için aynı anda hem büyüme fırsatı hem de rekabet baskısı anlamına geldiğini belirterek, sanayinin çevre, enerji ve geri dönüşüm ekseninde hızlı bir dönüşüme girmesinin kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.

