Gülşen Turan Kök: "Geleceği Üreterek Şekillendiriyoruz”

Yarım asırlık tecrübesiyle plastik ambalaj sektörünün öncülerinden biri olan Turan Plastik, Türkiye’de başladığı başarı yolculuğunu bugün uluslararası pazarlara taşıyan güçlü bir üretim markası olarak dikkat çekiyor. Gıda sektörüne yönelik plastik ambalaj çözümleriyle yola çıkan firma, geçen yarım asırlık süreçte güven, kalite ve sürdürülebilirlik ilkelerinden ödün vermeden büyümeyi başaran önemli sanayi kuruluşlarımızdan biri…

Değişen dünyaya ayak uydururken köklerinden kopmadan ilerleyen Turan Plastik’in başarısının ardında, vizyoner bir yönetim anlayışı ve kurumsal değerlerini geleceğe taşıma kararlılığı yatıyor. Bu röportajda, şirketin üçüncü kuşak yöneticisi ve Turan Plastik YKB Vekili Gülşen Turan Kök ile hem geçmişe dönüp bu güçlü hikayeyi dinliyor hem de sanayide kadın yönetici olmanın getirdiği sorumlulukları, sürdürülebilirlik hedeflerini ve Türk plastik sektörünün dünüyle bugününü konuştuk.

Öncelikle bize Turan Plastik’i tanıtır mısınız?

Turan Plastik, 1974 yılında kurulan ve bugün yarım asrı aşan deneyimiyle ambalaj sektörünün köklü temsilcilerinden biri haline gelmiş bir üretim firmasıdır. Kuruluşumuzdan bu yana gıda sektörüne yönelik plastik ambalaj çözümleri sunarak, güvenli üretim ve yüksek kalite anlayışımızı her geçen yıl daha da ileriye taşıdık.

Bugün, modern tesislerimizde çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve yenilikçi üretim prensipleriyle faaliyet gösteriyoruz. Karbon ayak izimizi bilimsel ölçütlere göre hesaplayarak, 2030 yılına kadar emisyonlarımızı yüzde 42 azaltmayı hedefledik. Gıda güvenliği ve hijyen konusunda ise BRCGS Packaging Materials belgemizle en üst seviyede standartlara sahip olduğumuzu belgelendiriyoruz.

Yarım asrı aşmış köklü bir firmasınız. Bu kadar uzun süre ayakta kalabilmenizin sırrı nedir?

Bizce bu kadar uzun soluklu bir başarı, sadece rakamlarla değil, değerlerle ölçülür. Turan Plastik olarak 50 yılı aşkın süredir ayakta kalmamızın temelinde; güvene dayalı iş ilişkileri kurmamız, kaliteyi asla taviz vermeyeceğimiz bir prensip olarak benimsememiz ve her dönem kendimizi yenileyebilme yeteneğimiz yatıyor.

Kuruluşumuzdan bu yana, değişen koşullara hızla uyum sağlayan bir yapıyı benimsedik. Teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek üretim süreçlerimizi sürekli güncelledik. Bugün geldiğimiz noktada, geçmişten aldığımız güçle geleceğe sağlam adımlarla ilerliyoruz. Çünkü bizim için başarının sırrı; sadece bugünü değil, yarını da düşünerek üretmekten geçiyor.

Kuruluş değerleriniz bugün de geçerliliğini koruyor mu?

Kesinlikle. Bizim için büyümek, kuruluş değerlerinden uzaklaşmak anlamına gelmedi; aksine, o değerleri yeni nesillere aktarmak ve onları çağın gereklilikleriyle harmanlamak anlamına geldi. Turan Plastik olarak ilk günden beri benimsediğimiz dürüstlük, kalite, sorumluluk ve güven ilkeleri; bugün de kurum kültürümüzün temel taşlarını oluşturuyor. Bugün ne kadar teknolojik altyapıya sahip, sürdürülebilirlik hedefleri olan bir üretici olsak da iş yapış biçimimiz hâlâ aile kültüründen izler taşıyor.

50 yıl içinde şirket kültürünüzde nasıl değişiklikler yaşandı?

Her kurum gibi biz de zamanla büyüdük, geliştik ve dönüştük. Ancak bu dönüşüm, özümüzden kopmak yerine, onu geleceğe taşımayı hedefleyen bir yolculuk oldu. Turan Plastik’in ilk yıllarında daha içe dönük, küçük ölçekli bir yapı hakimdi. Bugün ise daha açık, şeffaf, dinamik ve katılımcı bir kültürümüz var. Kuşaklar arası geçişin getirdiği çeşitlilik sayesinde hem deneyimden hem de yenilikten beslenen bir yapıya dönüştük.

Yarım asırlık bir şirketin üst yönetiminde bir kadın sanayicinin yer almasının avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Sanayide kadın olmak hâlâ az rastlanan bir durum gibi görünse de biz bunu bir “farklılık” değil, bir zenginlik ve güç olarak görüyoruz. Kadın bakış açısının iş dünyasına getirdiği detaycılık, empati, kriz yönetimi becerisi ve uzun vadeli düşünme alışkanlığı; özellikle üretim gibi dinamik süreçleri yöneten yapılarda ciddi bir denge unsuru oluşturuyor. Kadın olarak bu sektörde var olmak sadece yönetim kademesinde değil, sahada da rol model olmayı beraberinde getiriyor. Dezavantaj yerine hâlâ zaman zaman karşılaştığımız önyargılar demek daha doğru olur.

Aile büyüklerinden plastik sektörünü nasıl dinlediniz? Onlardan size kalan önemli öğretiler neler oldu?

Bizim için plastik sektörü sadece bir iş alanı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimiydi. Çocukluğumuzdan itibaren üretimin ne demek olduğunu, bir fabrikanın nasıl çalıştığını, ambalajın sadece bir ürün değil bir emek olduğunu ailemizden dinleyerek, gözlemleyerek öğrendik. Aile büyüklerimiz bize her zaman “önce işini iyi yapacaksın” derdi. Ne kadar büyürsek büyüyelim, özensiz işin sürdürülebilir olmadığını, güvenin bir günde değil yıllar içinde inşa edildiğini hep hatırlattılar.

Türkiye ekonomisi son dönemde sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Siz bu zorlu dönemi nasıl aşıyorsunuz, izlediğiniz yolu bizimle paylaşır mısınız?

Ekonomik dalgalanmalar elbette tüm üretim sektörlerini olduğu gibi bizi de etkiliyor. Ancak böylesi dönemler, aynı zamanda şirketlerin esnekliklerini, öngörü becerilerini ve dayanıklılıklarını test ettikleri zamanlardır. Turan Plastik olarak biz bu süreci üç temel stratejiyle yönetiyoruz: Verimlilik, çeşitlilik ve dayanışma. Üretim süreçlerimizi sürekli gözden geçiriyor, enerji ve kaynak kullanımında daha verimli modeller geliştiriyoruz. Sadece tek bir sektöre bağlı kalmadan, farklı ihtiyaçlara uygun ürün gamı oluşturarak riskleri dengeliyoruz.

Turan Plastik’in 2025 yılı hedefleri nelerdir? Varsa yeni yatırımlarınızdan da söz eder misiniz?

2025 yılı, bizim için hem mevcut gücümüzü pekiştirme hem de çevresel ve dijital dönüşüm alanlarında ilerleme yılı olacak. En temel hedefimiz, sürdürülebilirlik odaklı büyümemizi daha görünür ve ölçülebilir hâle getirmek. Bu kapsamda, SBTi çerçevesinde belirlediğimiz karbon azaltım hedeflerimizi somut projelerle desteklemeye devam edeceğiz. Enerji verimliliği odaklı yatırımlarımız ve GES altyapımızla üretimde çevresel etkimizi azaltmayı öncelikli gündemimizde tutuyoruz. Ayrıca Ar-Ge kapasitemizi güçlendirmeye yönelik yeni adımlar da planlıyoruz.

Firmanızın istihdam ve AR-GE yatırımları hakkında bilgi verir misiniz?

İnsan kaynağını sadece üretimin değil, kurumsal kültürümüzün de temel yapı taşı olarak görüyoruz. Bugün, farklı uzmanlık alanlarından oluşan nitelikli bir ekiple çalışıyor; üretimden yönetime kadar her kademede bilgi birikimini sürekli geliştirmeye odaklanıyoruz. İstihdam konusunda fırsat eşitliğini, iş sağlığı ve güvenliğini önceliklendiren bir yaklaşımımız var. Çalışan bağlılığını artırmak için şeffaf iletişim ve gelişim odaklı insan kaynakları politikaları izliyoruz. Ar-Ge yatırımlarımız ise sürdürülebilirlik ve ürün çeşitliliği odağında ilerliyor.

Dış ticaret faaliyetleriniz ve ihracat rakamlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Turan Plastik olarak uzun yıllardır yalnızca yurt içi pazarda değil, yurt dışında da güvenilir bir tedarikçi konumundayız. Ürünlerimizin kalitesi, sürdürülebilir üretim anlayışımız ve uluslararası sertifikasyonlarımız sayesinde ihracatta her geçen yıl daha geniş coğrafyalara ulaşmayı başarıyoruz. Başta Avrupa olmak üzere Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerine düzenli olarak ihracat yapıyoruz. Müşteri odaklı yaklaşımımız ve esnek üretim yapımız sayesinde, farklı ülkelerin regülasyonlarına ve teknik beklentilerine kolaylıkla uyum sağlayabiliyoruz. Dış ticaretteki hedefimiz; mevcut pazarlarda derinleşmenin yanı sıra yeni pazarlara da açılarak markamızı küresel ölçekte daha görünür kılmak.

Son olarak, eklemek istediğiniz başka bir mesajınız var mı?

Turan Plastik olarak yarım asırlık birikimimizi yalnızca geçmişe değil, geleceğe yatırım olarak görüyoruz. İçinde bulunduğumuz sektörün dönüşüm gücüne ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyeline yürekten inanıyoruz. Biz, üretmenin sadece bir ekonomik faaliyet değil; aynı zamanda bir sorumluluk olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Doğaya, insana ve işimize duyduğumuz saygıyla sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyor; kalite anlayışımızı da sadece ürünle sınırlamadan tüm süreçlerimize yansıtıyoruz.

Türk plastik sanayisini dünden bugüne nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk plastik sanayisi, son 20–25 yılda büyük bir dönüşüm geçirdi. Sadece üretim hacmi anlamında değil; kalite anlayışı, teknolojik altyapı, sürdürülebilirlik vizyonu ve uluslararası standartlara uyum açısından da önemli bir gelişim gösterdi. Eskiden daha çok hammadde odaklı, düşük katma değerli üretim yapılırken; bugün özellikle ambalaj gibi alanlarda Ar-Ge ve tasarım gücüyle farklılaşan, ihracat potansiyeli yüksek bir sektör konumuna geldik. Artık hem Avrupa pazarıyla entegre olmuş hem de kendi markasını yaratma yolunda ilerleyen birçok yerli firma var. Elbette hâlâ gelişmesi gereken noktalar var; nitelikli iş gücünün artırılması, döngüsel ekonomiye geçişte daha somut adımlar atılması ve sürdürülebilir üretim modelinin yaygınlaştırılması gibi. Ancak genel resme baktığımızda, Türk plastik sanayisinin dönüşüm gücüne ve geleceğine olan inancımız tam.