Kayalar Kimya, 1976’dan bu yana mobilya, inşaat ve metal sektörlerine yönelik boya, vernik ve endüstriyel tutkal ürünleriyle hem yurt içinde hem de 55 ülkeye ihracat yapıyor. Güçlü Ar-Ge merkezi, uygulama ve simülasyon tesisi ile fark yaratan şirket, sürdürülebilir üretim ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla global pazarda büyümesini sürdürüyor. Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Kayalar, “50 yıllık yolculuğumuz boyunca yenilikçi ürünlerimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımızla sektörümüzde öncü olduk” diyor.
2026 yılında 50. kuruluş yıldönümünü kutlamaya hazırlanan Kayalar Kimya, yarım asırlık tecrübesiyle Türkiye’nin ve Avrupa’nın önde gelen boya ve vernik üreticileri arasında yer alıyor. 1976 yılında Yılmaz Kayalar tarafından kurulan şirket, bugün mobilya, inşaat ve metal sektörlerine yönelik geniş ürün yelpazesiyle faaliyet gösteriyor. Genç, Düfa, Woodsol ve Genç Noroo gibi güçlü markalarıyla hem yurt içinde hem de yurt dışında geniş bir müşteri kitlesine ulaşan Kayalar Kimya, güçlü Ar-Ge merkezi, uygulama ve simülasyon tesisi ile sektörde fark yaratıyor. Tuzla ve Gebze’deki üretim tesislerinin yanı sıra son yıllarda endüstriyel tutkal ve bağlayıcılar alanında da yatırımlar yapan şirket, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdürüyor.
Kayalar Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Kayalar, “50 yıllık yolculuğumuz boyunca yenilikçi ürünlerimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımızla sektörümüzde öncü olduk. Bugün hem iç pazarda hem de 55 ülkeye yaptığımız ihracatla Kayalar Kimya’yı global bir oyuncu haline getirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.
Ersin Kayalar ile Kayalar Kimya’nın 50 yıllık hikayesini konuştuk…
Kayalar Kimya, sektöründe 50 yıllık tecrübesiyle önemli bir konumda. Bugün geldiğiniz noktada şirketinizin temel faaliyet alanları, ürün grupları ve pazar yapısından kısaca bahseder misiniz?
Sizin de belirttiğiniz gibi 2026 yılında şirketimiz Kayalar Kimya’nın 50’nci yıl dönümünü kutlayacağız. Şirketimizin temelleri 1976 yılında Yılmaz Kayalar tarafından atıldı. Bugün Avrupa’nın en büyük mobilya boya ve vernik üreticilerinden biriyiz. Genç, Düfa, Woodsol, Genç Noroo markalarımız ile mobilya, inşaat, metal sektörlerine, solvent ve su bazlı dış mekan ahşap vernik ve boyalarından endüstriyel boyaya geniş bir alanda hizmet veriyoruz.
Güçlü Ar-Ge merkezimiz, mobilya boya ve vernikleri alanında Türkiye’de ilk olan uygulama ve simülasyon merkezimiz, teknik servis ekibimiz ile sektörümüzde fark yaratıyoruz. Tuzla ve Gebze’de iki üretim tesisimiz var. Gebze’deki ikinci fabrika yatırımımızı endüstriyel ahşap tutkalları ve bağlayıcılar üretmek için yaptık. Endüstriyel tutkal sektörüne KayaColl, KayaTherm, KayaPur, KayaPren, KayaSit, KayaSil, KayaFlex markalarıyla adım attık. Tutkal ve bağlayıcılar alanında da büyüyerek yolumuza devam ediyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda kalitemiz, yenilikçi ürünlerimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımızla fark yaratıyoruz ve bu anlayışı yeni odaklandığımız alanlarda da sürdürmek için çalışıyoruz.
Dış ticaretinizden söz eder misiniz?
55 ülkeye ihracat yapıyoruz. Toplam satışlarımızın yarısından fazlasını ihracat oluşturuyor. Genç markamızla, 2016 yılında dünyanın devlet destekli ilk markalaşma programı olan Turquality kapsamına kabul edildik. Genç, kendi alanında bu programa dahil edilen ilk marka oldu. Kısacası birbirinden başarılı markalarımız, yeni odaklandığımız alanlardaki fark yaratan çalışmalarımız ile sektörümüzde ilk günkü heyecanımız ve 50 yıllık tecrübemiz ile fark yaratmayı sürdürmeyi hedefliyoruz.
Özellikle son yıllarda AR-GE ve inovasyon, kimya sektöründe fark yaratan başlıklar haline geldi. Kayalar Kimya bu alanda nasıl bir strateji izliyor? Yeni ürün geliştirme ya da sürdürülebilirlik temelli çalışmalarınızdan örnek verebilir misiniz?
Kayalar Kimya olarak, sektördeki lider konumumuzu güçlendirmek ve uzun vadeli sürdürülebilir büyümeyi sağlamak amacıyla AR-GE çalışmalarına büyük önem veriyoruz. 2011 yılında AR-GE Merkezi Belgemizi alarak bu alandaki yatırımlarımıza ivme kazandırdık. Bugüne kadar ulusal ve uluslararası 170 projeyi başarıyla tamamladık.
AR-GE merkezimizde yürüttüğümüz inovasyon çalışmalarının temelini çevresel sürdürülebilirlik, fiziksel ve kimyasal dayanıklılık, estetik özellikler ve yeni kullanım alanlarının keşfi oluşturuyor. Ahşap boyaları özelinde, çevreye ve insan sağlığına daha az zarar veren düşük uçucu organik bileşenler (VOC) içeren boyaların üretimini hedefliyoruz. Bunun yanı sıra, biyolojik kaynaklardan elde edilen ham maddeler (bitkisel yağlar, doğal reçineler vb.) kullanarak, petrol türevli ham maddelere olan bağımlılığımızı azaltmayı amaçlıyoruz. Boya üretim süreçlerinde atıkların minimize edilmesi ve geri kazanılması, sürdürülebilir üretim yöntemlerinin uygulanması da öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor.
Kayalar Kimya olarak hem iç piyasada hem ihracatta güçlü bir konumdasınız. Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz? İhracatın cirolarınızdaki payı nedir? Bu alanda yeni hedef pazarlar var mı?
Kayalar Kimya olarak büyüme stratejimizi yalnızca yurt içi değil yurt dışına da odaklanmak üzerine kurduk. Adımlarımızı da bu stratejimize göre attık. Geldiğimiz noktada ciromuzun yarıdan fazlası ihracattan geliyor. 3 kıtada 55 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu ülkelerin bazılarında mobilya vernik boyaları satışında Türkiye’de olduğumuz gibi lideriz. Ayrıca çeşitli bölgelerde ofislerimiz, depolarımız ve laboratuvarımız bulunuyor. Polonya’daki yapılanmamızı Avrupa’ya daha iyi hizmet verebilmek için kurduk ve bu kararımızın olumlu yansımalarını da görüyoruz. Önümüzdeki dönemde Batı Avrupa, ABD, Asya, Orta ve Afrikaʼda daha fazla pazar payı almayı hedefliyoruz.
Yatırımlarınızdan söz edelim. Son dönemde hayata geçirdiğiniz veya planladığınız yeni üretim tesisleri, kapasite artırımları ya da teknoloji yatırımları var mı? Varsa detaylarını bizimle paylaşır mısınız?
Kayalar Kimya olarak sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda yenilenebilir enerji alanında önemli adımlar atıyoruz. Elâzığ’da bir Güneş Enerjisi Santrali kuruyoruz. Son dönemdeki en önemli yatırımlarımızdan birisi bu güneş enerjisi santralimiz. Önümüzdeki yılın başında üretime başlayacak. Tuzla ve Gebze’deki üretim tesislerimizin enerji ihtiyacının tamamını karşılayacak. Başlangıçta 6 MWp lik bir üretim kapasitesi olacak.
Bunun yanında Tuzla fabrikamızda depo yatırımımızı tamamladık. Geldiğimiz noktada lojistikte tam otomasyona dönmeye odaklanıyoruz. Kayalar Kimya olarak sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimizin merkezine alıyoruz. Şirketimizin sürdürülebilir büyümesi için de farklı alanlarda gelişim odaklı sürekli yatırım yapıyoruz. Tuzla tesisimizdeki kimyasal arıtma sistemimiz sayesinde üretimde kullandığımız suyu arıtıyor, proseslerimizde yeniden kullanıma uygun hale getiriyoruz. Böylece hem su tüketimimizi azaltıyor hem de çevreye olan etkimizi minimize ediyoruz. Ayrıca solvent geri kazanım sistemimizle de önemli bir çevresel katkı sağlıyoruz. 2024 yılı itibarıyla 800 ton kirli solventi güvenli şekilde arıtarak, çevreye zarar vermeden yeniden kullanımını sağladık. Bunun yanı sıra, İçme Suyu Arıtma Projemiz ile içme suyumuzu tesis içinde arıtarak kullanıyoruz.
Kimya sanayii, Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefleri açısından stratejik bir alan. Sizce Türk kimya sanayisinin en büyük avantajları ve zorlukları nelerdir?
Kimya sanayi tüm sektörlere mamul ve ara mamul sağladığından sizin de belirttiğiniz gibi yüksek katma değerli stratejik bir alan. Türk kimya sanayisinin avantajlarından birinin ülkemizin coğrafi konumu olduğunu düşünüyorum. Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu pazarlarına yakınlığı sayesinde lojistik açıdan stratejik bir konumda yer alıyor. Türk kimya ürünleri birçok ülkeye ihraç ediliyor. En yüksek ihracat gerçekleştiren sektörler arasında kimya sektörü hep liste başında yer alıyor.
Bunun yanında sektörümüz dışa bağımlılık riski taşıyor. Hammadde bağımlılığını azaltmak için yerli üretimi teşvik eden politikalar geliştirilmesine daha fazla odaklanılması önemli diye düşünüyorum. Sektörümüz enerji kullanımının yoğun olduğu bir sektör ve bu nedenle artan enerji fiyatları üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor.
Plastik sektörü, kimya sanayisinin önemli bir alt kolu olarak öne çıkıyor. Hem çevresel kaygılar hem AB’nin Yeşil Mutabakat süreçleri bu sektörü etkiliyor. Sizce plastik sektörü bu dönüşüme nasıl hazırlanmalı? Kayalar Kimya bu süreci nasıl yönetiyor?
Plastik sektörü, Yeşil Mutabakat’a uyum sağlamak için geri dönüştürülebilir malzemelere yönelmeli, çevre dostu ve sürdürülebilir üretim teknolojilerine yatırım yapmalı ve karbon ayak izini azaltacak uygulamaları benimsemelidir. Ülkemizde atık toplama süreçlerinin de daha verimli hale getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Böylece bu atıklar da yeniden kullanılabilecek şekilde sisteme geri dönecek.
Biz de Kayalar Kimya olarak ambalajlarımızın bir kısmında geri dönüşümlü plastik kullanıyoruz ve bu oranı artırabilmek için de üreticilerle kol kola çalışıyoruz.
Türk sanayicisinin son yıllarda sıkça dile getirdiği temel sorunlar arasında enerji maliyetleri, finansmana erişim ve nitelikli işgücü sıkıntısı yer alıyor. Siz bu başlıklara nasıl bakıyorsunuz?
Finansmana erişim ve nitelikli iş gücü konusunda zorluklar var. Özellikle kalifiye çalışan bulmakta sanayiciler olarak zorluk çekiyoruz. EYT düzenlemesi sonrasında birçok tecrübeli arkadaşımız işten ayrıldı. Bu durum bilgi ve birikimin de gitmesine neden oldu. Bu arkadaşlarımız kendilerinden sonra gelen nesile de örnek teşkil edip süreçleri öğretiyorlardı. Bu değişim ile iş verimsizliğinin arttığını gözlemliyorum. Bunun yanında meslek okullarını azlığı nedeniyle sanayimize kalifiye iş gücü yetiştirmek konusunda yetersiz kalıyoruz. Bu konulara odaklanılarak acil çözüm bulunması gerektiğini düşünüyorum. Diğer konu ise sizin de sorunuzda belirttiğiniz gibi finans kaynaklarına ulaşımda zorluk çekilmesi ve bulunan finansman da çok yüksek faizli oluyor.
Sizce Türkiye sanayisinin bugünkü en büyük yapısal ihtiyacı nedir? Sanayimizin küresel rekabette daha güçlü olması için ne tür adımlar atılmalı?
Türkiye sanayisinin en büyük yapısal ihtiyacının yüksek katma değerli ve teknolojik üretime geçiş olduğunu düşünüyorum. Küresel rekabette daha güçlü olabilmek için AR-GE yatırımları artırılmalı, nitelikli iş gücü yetiştirmeye odaklanmaya devam edilmeli ve dijital dönüşüm süreçleri de hızlandırılmalıdır. Biz de Kayalar Kimya olarak yatırımlarımızda ve aksiyonlarımızda bu konulara odaklanarak ilerliyoruz.