PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Bloomberg HT’de canlı yayınlanan 30 Dakika programına katılarak Reyhan Baysan’ın konuğu oldu. Türkiye’nin petrol zengini bir ülke olmadığını belirten Karadeniz, büyümenin ve refahın tek yolunun üretimden geçtiğini söyledi. Karadeniz, “Üretim gelişmekte olan bir ülkenin olmazsa olmazıdır” dedi.
Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Bloomberg HT’de yayınlanan 30 Dakika programına katılarak, ülkemiz sanayisinde dair değerlendirmelerde bulundu. Karadeniz, sanayicinin uzun süredir yatırım yapamadığını, üretimin ise yüksek faiz yükü ve finansmana erişim sorunları nedeniyle daraldığını vurguladı.
Eylül ayında açıklanan kapasite kullanım oranlarının kısmi toparlanmaya işaret ettiğini hatırlatan Karadeniz, buna rağmen PMI verilerinin hâlâ eşik değer olan 50’nin altında seyrettiğini söyledi. Sanayicinin üretimde eşik değerin üzerine çıkmayı özlediğini ifade eden Karadeniz, “Finansmana erişim sağlanmadığı sürece yatırımlar erteleniyor, mevcut projeler bile durduruluyor” dedi.
“Üretim Türkiye için vazgeçilmez”
Türkiye’nin petrol zengini bir ülke olmadığını belirten Karadeniz, büyümenin ve refahın tek yolunun üretimden geçtiğini belirtti. Üretimin bir ülke sanayisi için olmazsa olmaz olduğuna işaret eden Karadeniz, “Ancak sanayicinin üzerinde büyük bir faiz yükü var. İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı verilere bakıldığında, Türkiye’nin en büyük 500 ve 1.000 sanayi kuruluşunun mali tablolarında faiz giderlerinin en büyük maliyet kalemi haline geldiğini görüyoruz. Ana sermayemizi güçlendirmeden yatırımları yeniden başlatmamız mümkün değil” diye konuştu.
“Kalifiye iş gücü sorunu sanayinin elini bağlıyor”
Sanayi üretiminde yaşanan bir diğer büyük zorluğun istihdam ve özellikle kalifiye eleman eksikliği olduğuna dikkat çeken Karadeniz, “Bugün ileri teknolojiye dayalı üretim yapan, robotik sistemlerle donatılmış fabrikalarımız var. Ancak bu makineleri çalıştıracak yetişmiş eleman bulmakta ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Gençlerimizin bir kısmı bilişim ve teknoloji alanında eğitim alıyor ancak yurt dışında kalmayı tercih ediyor. Beyin göçünü önleyip bu gençlere ülkemizde değer vermek zorundayız” dedi.
Plastik sektörü büyümenin lokomotifi
Türkiye’nin en güçlü sektörlerinden biri olan plastik endüstrisine de değinen Karadeniz, ülkemizin yıllık 10 milyon ton üretim kapasitesiyle Avrupa’da Almanya’dan sonra ikinci, dünyada ise altıncı sırada bulunduğunu söyledi.
Plastik sektörünün artık teknolojik bir sektör haline geldiğini anlatan Karadeniz, “Pandemi döneminde sağlık, gıda, lojistik gibi kritik alanlarda plastiğin vazgeçilmezliği bir kez daha ortaya çıktı. Bugün otomotivden sağlığa, tekstilden taşımacılığa kadar her alanda plastiğin stratejik önemi açıkça görülüyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Çevreyi çocuklarımızdan ödünç alıyoruz”
Plastik üretimiyle çevre arasında kurulan olumsuz algıya da değinen Karadeniz, “Doğru kullanıldığında plastik, çevre dostu çözümler sunan bir malzemedir. Taşımacılık ve lojistikte plastik olmadan karbon salınımı ve maliyetler çok daha yüksek olurdu. Bu nedenle doğru üretim, doğru kullanım ve geri dönüşümle plastiğin sürdürülebilirliğe katkısını unutmamalıyız. Unutmayalım ki çevreyi atalarımızdan miras almadık; çocuklarımızdan ödünç aldık” dedi.