Elif Görgülü: “Çocuklar İçin Asıl Mesele Yetenek Değil, Fırsat”

Elif Görgülü: “Çocuklar İçin Asıl Mesele Yetenek Değil, Fırsat”
Elif Görgülü: “Çocuklar İçin Asıl Mesele Yetenek Değil, Fırsat”

Geleceği konuşurken çoğu zaman teknolojiye ve akademik başarıya odaklanıyoruz. Oysa asıl belirleyici olan, bireylerin kendi duygularının farkında olması. Bir çocuk problemi çözebilir; peki hayal kırıklığıyla baş etmeyi, öfkesini yönetmeyi biliyor mu?

Geleceğe Adımlar Derneği, tam da bu eksik parçayı tamamlamayı hedefliyor. Türkiye’nin dört bir yanında çocuklara hayatın en zor ama en gerekli dersini veriyoruz: Kendini tanımayı. Amacımız, sadece başarılı değil; duygusal olarak sağlam, empati kurabilen ve zorluklar karşısında esneyebilen bireyler yetiştirmek. Çünkü kendini doğru ifade edebilen bir çocuk, sadece kendi geleceğini değil, hepimizin yarınını güzelleştirir.

Bazen bir yolculuk haritada değil, bir çocuğun bakışlarında başlar. Bazen atılan bir adım, yalnızca yürümek için değil; bir hayatın yönünü sorgulamak içindir. Mardin’in taş sokaklarında, Dara Antik Kenti’nin binlerce yıllık sessizliğinde filizlenen bu hikaye, tam da böyle başladı. Sınırlı imkanlar içinde büyüyen çocukların, uzun şiirleri ezbere ve büyük bir ifade gücüyle okuyabildiğine tanıklık etmek, Geleceğe Adımlar Derneği’nin başlangıç noktası oldu.


Bu hikaye; bir gezinin ya da geçici bir karşılaşmanın değil, "Ne alabilirim?" sorusu yerine "Bu çocuklar için ne mümkün olabilir?" sorusunun peşinden gitmenin hikayesiydi. Çünkü karşılaşılan şey bir eksiklikten çok, fark edilmeyen bir potansiyeldi.


Bu soruyu kendine soran isim Avukat Elif Görgülü’ydü. 2018 yılında Mardin/Midyat’ta yaşanan bu karşılaşma, iki yıl sonra Türkiye’nin farklı şehirlerinde binlerce çocuğun hayatına dokunan bir sosyal etki hareketine dönüşecekti.


Türkiye’de sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan Geleceğe Adımlar Derneği, bugün sahadaki çalışmalarıyla önemli bir gerçeği vurguluyor: Eğitim, yalnızca akademik başarıyla sınırlı değildir. Dernek, çocukların kendilerine, başkalarına ve hayata dair algılarının da öğrenme süreçlerinde en az dersler kadar belirleyici bir rol oynadığını ortaya koyuyor.


Ocak 2020’de Elif Görgülü öncülüğünde, üniversite öğrencilerinin bağımsız bir girişimi olarak kurulan dernek, ilk saha çalışmasını Mardin’in Sivrice Köyü’nde gerçekleştirdi. Bu ilk adımın ardından Geleceğe Adımlar; farklı illerde sürdürülebilir uygulamalar yürüten, gönüllü temelli ve güçlü bir yapıya dönüştü.

 

Okul sıralarından yaşam pratiğine


Derneğin okullarda uyguladığı program, çocuklara yalnızca sınıf içinde değil, tüm yaşamlarında eşlik edecek sosyal ve duygusal yetkinlikler kazandırmayı hedefliyor. Beş güne yayılan bu eğitimlerde; duygusal farkındalık, empati, sağlıklı iletişim, zorbalıkla mücadele, problem çözme, stres yönetimi ile eleştirel ve yaratıcı düşünme gibi hayati başlıklar ele alınıyor. Bu kazanımlar, çocukların hem kendileriyle hem de çevreleriyle kurdukları ilişkileri daha derinlikli anlamlandırmalarına ve günlük yaşamın getirdiği zorluklara daha sağlıklı tepkiler verebilmelerine zemin hazırlıyor.


Programın en ayırt edici özelliği, bu becerilerin sadece teorik olarak anlatılmasına değil, bizzat deneyimlenerek öğrenilmesine dayanması.


Sahadaki profesyonel güç


Geleceğe Adımlar Derneği’nin tüm saha çalışmaları; Türkiye’nin seçkin üniversitelerinde psikoloji, eğitim, sosyal bilimler ve sanat alanlarında öğrenim gören öğrenciler ile bu disiplinlerde uzmanlaşmış profesyonellerin bir araya geldiği gönüllü bir ekip tarafından yürütülüyor. 


Gönüllüler, sahada yalnızca 'eğitim veren' tarafında değil; aynı zamanda dinleyen, anlayan ve çocuklarla birlikte öğrenen bir rol üstleniyor. Bu gönüllülük modeli, çocuklarla kurulan bağın kalıcılığını güçlendirirken; sahadaki gerçek ihtiyaçlara dayalı, samimi ve etkili uygulamaların hayata geçmesine olanak tanıyor.


Türkiye’nin dört bir yanında "gelecek" izi


Geleceğe Adımlar, bugüne kadar Türkiye haritasında 28 farklı noktaya ayak basarak 3 binden fazla çocuğa sosyal ve duygusal öğrenme deneyimi taşıdı. Mardin’den Ordu’ya, Kars’tan Hatay’a; Şanlıurfa, Ağrı, Bitlis ve Ankara gibi pek çok şehre uzanan bu yolculuk, sadece coğrafi sınırları değil, çocukların iç dünyasındaki sınırları da aştı.


Elde edilen saha verileri ve gözlemler, bu deneyimlerin çocuklarda yarattığı değişimi net bir şekilde ortaya koyuyor: Artan özgüven, güçlenen duygusal dayanıklılık ve okula karşı hissedilen yepyeni bir motivasyon.


Sınırları aşan bir model


Geleceğe Adımlar Derneği tarafından geliştirilen bu özgün sosyal ve duygusal öğrenme modeli, dil ve coğrafya sınırlarını aşarak ABD’deki bir eğitim kurumuna kadar taşındı. Programın İngilizceye uyarlanarak okyanus ötesinde uygulanması, bu metodolojinin yalnızca yerel değil, farklı kültürel dokularda da ne denli geçerli ve etkili olduğunu kanıtlayan kıymetli bir deneyim oldu.


Bağış çağrısı - bir adımla değişir


Geleceğe Adımlar Derneği, bugüne dek binlerce çocuğun dünyasına dokundu; ancak bu yolculukta sırada bekleyen daha çok çocuk, gidilecek daha çok şehir var. Yeni saha çalışmaları, yeni şehirler ve daha fazla çocuk için bağışçıların ve gönüllülerin desteğine ihtiyaç duyuluyor.

Yapılan her bağış;

• Bir çocuğun kendini ifade edebilmesine,
• Bir çocuğun “ben de yapabilirim” demesine,
• Bir çocuğun geleceğe güvenle bakmasına dönüşüyor.

Geleceğe Adımlar Derneği’ne yapılacak her destek, bir çocuğun hayatında kalıcı bir iz bırakır. Bugün atacağınız bir adım, yarının güçlü bireylerini büyütür.


“Çocuklar için asıl mesele yetenek değil, fırsat”


Geleceğe Adımlar Derneği’nin kurucusu Avukat Elif Görgülü, yürüttükleri çalışmaların merkezine çocukların sosyal ve duygusal gelişimini aldıklarını belirtti. Dezavantajın artık yalnızca kırsal bölgelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Görgülü, büyük şehirlerde de pek çok çocuğun imkanlara erişemediğini ifade etti.


Artan akran zorbalığı karşısında sosyal ve duygusal öğrenmenin çocuklara empati kurma, sınırlarını tanıma ve destek isteme becerisi kazandırdığını söyleyen Görgülü, “Bu yaklaşım eğitim sisteminde kalıcı biçimde yer alması gerekiyor” dedi.


Midyat’ta karşılaştığı çocukların kendisine “sorunun yetenek değil, fırsat” olduğunu gösterdiğini belirten Görgülü, bu deneyimin çocukların yalnızca bilgiyle değil, özgüvenle de desteklenmesi gerektiğini ortaya koyduğunu ifade etti.


Başlangıçta bir fikir olarak doğan girişimin, bugün Mardin başta olmak üzere farklı bölgelerde büyüyen ortak bir toplumsal hayale dönüştüğünü ifade etti.